MUDEM

Akademi

Mülteci ve Yerel Halktan Kadınlar ile Web Tasarımı Eğitimi Gerçekleştirdik

Merhaba, ben Elif Göktaş. Toplumlarda cinsiyetlendirilmiş olan bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını artırmayı hedefleyen; kız çocukları ve kadınları pozitif bilimlere teşvik ederek çalışmalar gerçekleştiren SistersLab’in gönüllü eğitmenlerinden biriyim. Bu yazıda sizlere; SistersLab, Mülteci Destek Derneği İzmir Kadın Dayanışma Merkezi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zemin İstanbul işbirliğiyle, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda mülteci ve yerel halktan kadınlara yönelik gerçekleştirdiğimiz “Temel Web Tasarımı Eğitiminden” bahsetmek istiyorum. Eğitimimiz; web tasarım öğrenmek isteyen, çoğunlukla şimdiye kadar yazılımla hiç ilgilenmemiş kadınlara yönelikti. Amacımız ise genç arkadaşlarımızı merak ettikleri bu alan ile tanıştırıp belki de gelecekteki kariyerlerine yol gösterebilecek bir ışık yakmaktı. “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz…” diyerek gençlere seslenen Atatürk’ü andığımız 19 Mayıs’ta; Türkiyeli ve mülteci genç arkadaşlarımızla geleceğin mesleği olarak nitelendirilen yazılım dünyasına ilk adımları atmak benim için de çok güzel ve özel bir deneyim oldu. Sosyal uyum; karşılıklı etkileşim içerisinde kültürel benliğimizi yitirmeden bir arada uyum içerisinde yaşamayı kapsıyor. Bu özel günde kültürel öğelerimizi dijitale taşıyarak genç kadınların ayrım gözetmeksizin dayanışma ile üretebildiğini gördük. Üretim ve dayanışmayı dijitale taşıdığımız bu günlerde salgın sürecinin olumsuz etkilerinin üstesinden birlikte geliyoruz. Eğitim; eş zamanlı olarak üç eğitmen eşliğinde, üç ayrı online sınıfta yapıldı. Diğer eğitmen arkadaşlarım Aysel Aydin ve Rengin Alkan ile katılımcılar için olabilecek en uygun içeriği hazırlamaya çalıştık ve üç sınıfta da aynı eğitim içeriğinin verilmesini sağladık. Eğitim sonrasında katılımcılar; kişisel tanıtım sitelerini ya da hayallerindeki mesleği yansıtan bir siteyi tasarladılar. Böylece neler yapabileceklerine dair fikirleri oluştu ve birçok katılımcıdan bu alanda çalışmaya ve öğrenmeye devam edeceklerine yönelik dönüşler aldık. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de yazılım geliştirenlerin %91.5’i erkek. Yani her 10 yazılımcıdan yalnızca 1’i kadın. Araştırmalar dünya genelinde de durumun benzer oranlarda olduğunu gösteriyor. Belki de sadece bu oran, algısal yanılgılara sebep oluyor ve bazı kesimlerde ‘Kadınlar yazılımdan anlamaz.’ ya da ‘Erkekler daha iyi yazılımcıdır.’ gibi kalıplaşmış yanlış düşünceleri körüklüyor. Oysa biz sadece en temel düzeyde gerçekleştirdiğimiz eğitimde bile gördük ki daha önce bir editör bile açıp kullanmamış ama öğrenme isteği olan genç arkadaşlarımız, eğitim süresi çok kısa olmasına rağmen güzel işler ortaya çıkarabildi ve kendilerine bu alanda olan güvenleri arttı. Diğer mesleklerde olduğu gibi bu alanda da cinsiyetin belirleyici bir etkisi ve önemi yok. Öğrenmek ve yapmak isteyen herkes mükemmel işler ortaya çıkarabilir ve çok da başarılı olabilir. Kadınlar her alanda olduğu gibi yazılım ve bilgisayar bilimlerinde de başarılı oluyorlar ve bunun örneklerini hem tarihte hem de günümüzde görmekteyiz. Bu konuda aklıma gelen ilk isim, programlamanın temellerinin atılmasına büyük katkı sağlayan ilk kadın bilgisayar programcısı Ada Lovelace olur. Ada Lovelace 1800’lü yıllarda yaşadı ve hepimizin bildiği gibi o dönemlerde kadınlar ne kadar başarılı olsalar da cinsiyetleri nedeniyle günümüzdekinden çok daha fazla engelle karşılaşıyorlardı. Ada Lovelace; cinsiyet ayrımcılığı haricinde yaşadığı birçok sağlık sorununa rağmen asla pes etmemiş, azmi ve başarısı ile sadece kendi dönemine değil tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başaran bir kadın olmuştur. Sayımız arttıkça yazılım dünyasının da şekli ve sınırları çok daha farklılaşacaktır. Bizler STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) alanlarında eğitimlerimiz ve etkinliklerimizle kadınları desteklemeye ve kariyer yolculuklarında yollarını aydınlatacak minik ışıklar yakmaya devam edeceğiz. Bilim ve teknoloji alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, kız çocukları ve kadınların bu alanlarda daha görünür olduğu bir dünya dileğiyle… Yazımın sonunda, eğitim katılımcısı olan bir arkadaşımızın yaptığı çalışmaya yer vermek istiyorum. Yeni eğitimlerde buluşmak üzere! ?

Akademi

23 Nisan Çalışmaları: Çevrim İçi Çocuk Bayramı

Merhabalar, ben Mülteci Destek Derneği İzmir Kadın Dayanışma Merkezi ekibinden Selin Arıkın. MUDEM Kadın Dayanışma Merkezi ve SistersLab iş birliğinde Türkiyeli ve Suriyeli çocuklarla birlikte gerçekleştirdiğimiz 23 Nisan Atölyeleri’ni sizlere de anlatmak istiyorum. Atölyelerde biz çok eğlendik ve öğrendik, umarım bu blog yazısı okuyucular için de minik bir esinlenme olur. SistersLab ve MUDEM Kadın Dayanışma Merkezi olarak cinsiyete dayalı eşitsizlikleri azaltmak için çalışıyoruz. Bu kesişim noktasında ise çocukları ve çocuk katılımını çok önemsiyoruz. Bu 23 NİSAN için ise “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Kız Çocukları” temasını referans alarak 2 farklı atölye çalışması gerçekleştirdik. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda 10-14 yaş grubundan Türkiyeli ve Suriyeli çocuklar ile birlikte “Grubumuz İçin Bir Anayasa: Çocuk Katılımı” ve “Dijital Çocuklar” isimli atölyelerde buluştuk. Etkinlik başlangıcında 23 Nisan’ın nasıl çocuk bayramı olduğunu çocuklardan dinledik. Ardından bayram şarkılarıyla tanışma oyunumuza geçtik. Tanışma oyununda kendimizi nasıl bir hava durumunda hissettiğimizi söyleyerek güneşli, bulutlu, yağmurlu, parlak havalarda bir gezintiye çıktık. Katılımcı çocuklardan biri ikinci kez Covid-19 teşhisi aldığını, bu sebeple de sisli olduğunu söyleyince diğer çocuklar iyi dileklerini ve parlak güneş ışınlarını sağlık için yolladı… Kolaylaştırıcılığını üstlendiğim “Grubumuz İçin Bir Anayasa: Çocuk Katılımı” atölyesinde ise önce çocuk hakları üzerine beyin fırtınası yaptık, sonrasında ise çok da aklımıza gelmeyen temel haklardan biri olan katılım hakkı üzerine konuştuk. Ardından iki gruba bölünerek çocuklardan grubumuz için bir anayasa oluşturmalarını istedik. İki grup da kendileri için bir sözcü ve bir grup ismi seçerek diğer çocuklara Anayasa tekliflerini sundu. Hem “Hak İzcileri” grubu hem de “Gönüllüler, Akıllılar, Çocuk Özgürlüğü Grubu” oldukça yaratıcı maddelerle grubumuza bir Anayasa oluşturdu. İlk maddemiz ise farklılıklara saygı! Diğer bir atölyemiz ise Hilal Güngör’ün kolaylaştırıcılığını yaptığı Kahoot ile Dijital Çocuklar Atölyesiydi. Kısaca Kahoot’un ne olduğundan bahsetmek gerekirse; Kahoot! okullarda ve diğer eğitim kurumlarında eğitim teknolojisi olarak kullanılan oyun tabanlı bir öğrenme platformudur. Biz de bu özel günde hem eğlenelim hem de öğrenelim mottosuyla eğlenceli sorulardan oluşan bir atölye hazırladık.  Yazının en başında da bahsettiğimiz gibi bu sene 23 Nisan temamız “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Kız Çocukları” idi. Kahoot ile eğlenceli bilim sorularını hazırlarken belirlediğimiz temayı ön plana çıkardık. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara atfedilen bu özel günde atölye içeriklerimizde kadınların bilim dünyasındaki yeri ve önemine vurgu yaptık. Çocuklara STEAM (Bilim, Teknoloji Mühendislik, Sanat Matematik) alanlarında isimlerini duymadığımız ancak çalışmalarıyla büyük değişimler yaratmış kadınları tanıttık. Dolu dolu geçen iki atölyemizde de hem çocuklar hem de bizler çok eğlendik! Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!❤ Son olarak atölye katılımcılarımızdan Dilan’ın notunu sizlerle paylaşmak isteriz. ?         “Merhaba ben Dilan. Henüz çocuk olmamıza rağmen duygu, düşünce ve önerilerimizi dinleyen ve eğitimin aslında hem eğlenceli hem öğretici olmasını sağlayan eğitmenler sayesinde online olmasına rağmen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı benim için çok eğlenceli geçti. Dil veya ırk ayrımı yapmaksızın yeni arkadaşlar edinmemizi sağladığınız için çok teşekkür ediyorum. Umarım yeni etkinliklerle tekrardan bir araya gelebiliriz. Benim için örnek olduğunuzu da belirtmek istiyorum. Umarım ben de büyüdüğümde sizler gibi küçük büyük ayrımı yapmadan insanların hayatlarına dokunabilirim. Sizleri çoookk seviyorum. İyi ki varsınız ve iyi ki tanıştık…”

Scroll to Top