Bilim Kadını

STEM

Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları

Herkese merhaba, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü’ne özel bu yazımda, güncel veriler eşliğinde, önemli buluşlar yapan, korkusuzca düşüncelerini savunan, büyük bir potansiyele sahip olmalarına rağmen ciddiye alınmayan bilim kadınlarının hikayelerinin nasıl devam ettiğine göz atacağız.

STEM

Adroit Androids – Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü

Merhabalar, biz Adroit Androids. 2016 yılında kurulan uluslararası bir robotik takımıyız. Önceki iki yazımızda sizlere takımımızdan ve katıldığımız yarışmalardan bahsetmiştik.        Bu yazımızı ise 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü için yazıyoruz. 15 Aralık 2015 tarihinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler 70. Genel Kurulunun 13. Maddesi gereğince 11 Şubat günü Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü olarak ilan edilmiştir. O tarihten beri her sene 11 Şubat günü, Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler’in yayınladığı verilere göre, Dünyadaki kadın araştırmacı sayısı, erkek araştırmacı sayısına göre daha azdır.  Bu durumun başlıca sebeplerinin ise; cinsiyete dayalı ön yargı, klişeler ve toplum baskısı olduğunu söylemek mümkündür. Günlük hayatta kullanılan ve dilimize yerleşmiş cinsiyetçi ifadelerden, iş hayatında alınan maaşların farklılıklarına kadar toplumun her noktasında bu eşitsizliğe rastlayabilmekteyiz. Birçok kız çocuğu, daha küçüklük zamanlarından itibaren çeşitli cinsiyet eşitsizliğine dayalı klişelerle büyütüldükleri için bilim ve teknolojiyle ilgilenmemekte ve bu yönde destek görememektedir. Maalesef ki geçmişten bu yana süregelmiş bu düşünce ve davranış biçimleri yüzünden bilim ve teknoloji alanında çalışan kadınların oranı daha azdır.  Toplumdaki klişe ve önyargıların yıkılması için insanların bu konu hakkında bilinçlendirilmesi çok önemlidir. Bunun çözümü ise farkındalık yaratmak ve insanların cinsiyet eşitliği bilincine sahip olmasını sağlamaktır. Çocukların erken yaştan itibaren hakkında bilgi edindikleri ve uğraştıkları konular, gelecekteki ilgi alanları ve kişiliklerinin oluşmasında büyük rol oynamaktadır. Örneğin küçükken piyano çalan biri müziğe ilgi duyma eğilimindeyken küçükken bulmaca çözmeyi çok seven biri yüksek problem çözme kabiliyetine sahip olma eğilimindedir. Bunun gibi sebepler dolayısıyla küçüklükten itibaren kız çocuklarının bilimin ışığı altında yetişmemesi, onlar için bir dezavantaj oluşturmaktadır. Bu noktada; kız çocuklarına küçüklükten itibaren STEM eğitimi verilmeli, kendilerini keşfetmeleri için olanak sağlanmalıdır. Peki biz Adroit Androids olarak bu konunun neresindeyiz? Adroit Androids olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak amacıyla birçok çalışma gerçekleştirmekteyiz. Bu amacı en temelinde kendi komünitemiz için sağlamaya çalışıyoruz. Bilim ve robotiğin cinsiyet kalıplarının dışında olduğunu; okulumuzda, etkinlik yaptığımız sosyal kuruluşlarda, ziyaret ettiğimiz kurumlarda ve daha birçok kitleye yaptığımız sunumlarla anlatmaktayız. 9 kız ve 9 erkekten oluşan takımımızda her zaman cinsiyet eşitliğine önem vermekte ve çalışmalarımızı da bu bilinçte sürdürmekteyiz. Kurulduğumuz yıldan beri sayısız kız çocuğuna ilham olduk. Onlara bilimi sevdirmek için çalıştık ve çalışmaya devam ediyoruz. Okullardan hastanelere, rehabilitasyon merkezlerinden derneklere ve daha birçok kurumlara ziyaretler gerçekleştirdik. Kız çocuklarına sunumlar, konuşmalar gerçekleştirip onlarla bilimsel deneyler, etkinlikler ve eğitimler gerçekleştiriyoruz. Bu amaçta gerçekleştirdiğimiz etkinliklerden biri de Ladies in FIRST projemizdir. Ladies in FIRST, başlıca kadınlara ve  kız çocuklarına STEM ve robotik alanları ile ilgili ilham vermeyi ve onları bu alanlara teşvik etmeyi amaçlamaktadır. 2017 yılından itibaren her sene geleneksel olarak Ladies in FIRST panelimizi gerçekleştiriyoruz. Ladies in FIRST etkinliğimizde, her sene STEM başlığı altında bir tema belirledikten sonra tema çatısı altında başarı göstermiş kadınları panelimizde konuşmacı olarak konuk ediyoruz. Bu sene ise Ladies in FIRST etkinliğimizi Ladies in FIRST haftası şeklinde organize ettik ve yakın zamanda gerçekleştireceğiz. Sloganımızı ‘Başarıları Konuşuyor, Klişeleri Yıkıyoruz!’ olarak belirlediğimiz bu etkinlikte, sürpriz konuşmacılar ve sürpriz etkinlikler bizleri bekliyor. Ladies in FIRST ile aynı amaçla gerçekleştirdiğimiz Ladies Talk ve Girl Talk adlı iki projemiz de bulunmaktadır. Women Talk formatında mesleğinde başarılı ve kız çocuklarına ilham olan kadınlarla; Girl Talk formatında da FRC takımlarının kız üyeleriyle beraber röportajlar yapıp, sohbet ediyoruz. İlk başta YouTube’dan video serisi olarak başladığımız bu formatlara bu sene Spotify, Google Podcast ve YouTube üzerinden podcast olarak devam ediyoruz.  Biz Adroit Androids olarak bilimde kadınların ve kız çocuklarının sayısını arttırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Umuyoruz ki çalışmalarımız vesilesiyle bu sayının artmasına katkı sağlayabiliyoruzdur. Yazımızın sonuna geldik, buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederiz.    Bilime tutkuyla bağlanmış bütün kadınların ve kız çocuklarının 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kutlu olsun! Bilimde daha çok kadın ve kız çocuğu görmek dileğiyle…

Görünürlük Çalışmaları

Gizem Çoban | Amatör Astronom ve Eğitim Bilimci

Görünürlük Çalışmalarımızda Amatör Astronom ve Eğitim Bilimci Gizem Çoban bizlerle! Gizem’i  Instagram, LinkedIn, YouTube ve Twitter üzerinden takip edebilirsiniz. Ayrıca Gizem’in blog sayfasını incelemenizi de tavsiye ederiz. Kendinizi tanıtabilir misiniz? Ben Gizem Çoban, Cyprus Science University’de öğretim görevlisiyim. Eğitim Bilimlerinde doktora yapmaya devam ediyorum. Fen Bilgisi Öğretmenliği lisansımı yaparken, bilim eğitiminin önemli olduğunu ve bu alanda insanlara faydalı olmam gerektiğini hissettim. Astronomiye ilgim arttı ve iki alanda işler yapmaya başladım. Aynı zamanda popüler bilim yazarı ve konuşmacıyım. Çalışma alanınızdan bahsedebilir misiniz? Bu alanı neden seçtiniz? Amatör astronomi tüm dünyada kabul görmüş bir alandır. Hatta amatör astronomların ötegezegen, kuyrukluyıldız, asteroid keşfettiği bir dünyada yaşıyoruz. Ben bu işin astronomi eğitimi kısmıyla ilgileniyorum. Eğitim sistemimizde ciddi bir açık olan astronomi eğitimi ile ilgili bir müfredat yazdım ve 7 yıl astronomi alanında öğretmenlik yaptım. 2 yıldır da eğitim yönetimi alanında akademisyenlik yapıyorum.  Üniversitede Fen Bilgisi Öğretmenliği okumaya başladığım dönem astronomi ile yakından ilgilenmeye başladım, üniversitede bir topluluk kurdum ve fizik hocamızın destekleri ile çalışmalara başladım. Astronomi etkinlikleri, teleskop alma süreci, gökyüzü gözlem şenlikleri ile ilgilenmeye başladım. Bu süreçte TÜBİTAK projelerinde önce rehber sonra eğitmen olarak görevler aldım. Diğer taraftan eğitim bilimleri ile ilgili de önemli desteklerim vardı ve iki alanda da okumalar, gözlemler, çalışmalar yapıyordum. Akademisyen olmayı, araştırmalar yapmayı, yazı yazmayı ve eğitim vermeyi her zaman çok sevdim. Her iki alanda da çalışmalar yaparak kendimi geliştirmek istemem aslında bir insanın hayatı boyunca aynı ve tek bir işi yapmaması gerektiğini, insan beyninin çok yönlü olduğunu düşünmemden kaynaklanıyordu. Bu anlamda çok yönlü olan Leonardo da Vinci’yi örnek aldığımı söyleyebilirim. Bu alanda kendini geliştirmek isteyen kişilere önerileriniz nedir? Nereden, nasıl başlamalılar? Astronomi alanında kendini geliştirmek isteyen lise ve lisans öğrencilerinin mutlaka TÜBİTAK 4004 benzeri projelere ve ülkemizde her geçen gün artan gökyüzü gözlem şenliklerine katılmalarını tavsiye ederim. Bir teleskop almak birçok insanın hayali ama öncesinde kitaplardan okuma yapmalarını ve belgeselleri izlemelerini, Stellarium gibi uygulamalardan gökyüzünü iyi tanımalarını  öğrenmelerini tavsiye ederim.  Akademisyenliği seçmek isteyen kişilerin de özellikle araştırma yöntemlerine hakim olması, iletişim becerilerini geliştirmeleri önemlidir. Bütün bilim alanlarında meraklı olmak, incelemeyi sevmek, ayrıntılara dikkat etmek kişinin yaptığı işlerde en iyisi olmasını sağlayacaktır. Ben bu becerileri küçük yaşlardan itibaren çok kitap okuyarak elde ettim. Bu alanda çalışırken yaşadığınız olumlu/olumsuz deneyimler neler? Nasıl üstesinden geldiniz? Astronomi alanında çalışan araştırmacılar, astrofotoğrafçılar genellikle erkeklerden oluşuyor. Erkeklerin fazla olması bana hiç bir zaman dezavantaj oluşturmadı. Benim dikkatimi çeken konu ise kadın astronomların gökyüzü gözlemlerine katılım durumlarının düşük olması yönünde. Bu sayının artmasını ve astronomi, uzay, teknoloji konularında kadınların daha fazla söz sahibi olmasını çok isterim.  Akademisyenlikte hiyerarşi ve örgüt yapısı beni çok yoruyor ve çalışmalarıma olumsuz yansıyabiliyor. Akademinin ve üniversitelerin özgür olması, akademisyenlerin özgürce düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Mesleğinizi icra ederken karşılaştığınız tepkileri/durumları toplumsal cinsiyet bağlamında nasıl aktarabilirsiniz? Ailem beni her zaman destekledi ama toplumda ‘sen kadın başına gece çadırda kalıp nasıl gökyüzüne bakacaksın’ imajı çok oluştu.  Ne işle uğraştığımı, neler yaptığımı anlamalarını asla beklemedim ve o tip insanlardan uzak durdum. Twitter kullanmaya başladıktan sonra genç bir kadının bilim yazıları yazması dikkat çekti. Bana gelen twitter mesajları genellikle bakımlı, makyajlı bir kadının astronomi ve bilim konuşmasının absürt olduğu yönünde oldu. Aynı şekilde popüler bilim yapmayı zeka ile bağdaştırarak pek çok taciz mesajı da aldım. Bu durumlar benim topluma aidiyetimi sorgulamama bile neden oldu. Sizin mesleğinizde çalışmak isteyen bir kız çocuğuna ne söylemek istersiniz? 11 yaşında bir kız yeğenim var, ona her zaman merak etmesini söylüyorum. Bir kitabı, bir yazıyı, filmi, belgeseli her şeyi merak etmesini söylüyorum. Edindiği bilgileri sorgulamasını, bilgiler arasında bağlantılar kurmasını ve olabildiğince çok kitap okumasını söylüyorum. Astronomi bana çok güzel kapılar açtı ve çok güzel networkler sağladı. Bu sağlam bağları kurmak için çok çalıştım ve hiç korkmadım. Karşımda bir kız çocuğu olsa korkmaması gerektiğini öğütlerdim.

Scroll to Top