Akademi

Akademi

İngilizce Öğrenebileceğiniz Mobil Uygulama Önerileri

İngilizce öğrenmenin temel gereksinim olduğu günümüzde, “İngilizceyi nasıl öğrenirim? Nereden başlamalıyım?” soruları herkesin ilk adımda kafasına takılan sorulardan yalnızca birkaçı. İngilizce öğrenme aşamaları veya öğrenme şekilleri kişiden kişiye değiştiği gibi her öğrenme şekline uygun mobil uygulamalar da çeşitliliğini korumakta. İngilizce öğrenmek isteyenler için en çok işinize yarayacak uygulamaları sizin için bu yazıda derledim. Ücretsiz olan bu uygulamaların yabancı dil öğrenme sürecinize katkıda bulunmasını diliyorum. Öneride bulunduğum çoğu uygulamayı kullandığımı ve beğendiklerimi paylaştığımı söylemek isterim. CAKE Cake tam anlamıyla bir yol arkadaşı diyebilirim. O gün dil bilgisi çalışmak istemiyorsanız uygulamada var olan kısacık videoları açın ve videoda bulunan ana cümleyi video bitiminde tekrar edin ve uygulama sizin telaffuzunuzu değerlendirsin. “Ben şu an müsait bir yerde değilim konuşamam.” diyorsanız eğer duyduğunuz cümlenin kelimelerini uygun sırayla yerleştirin.  Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız ifadelerin yer aldığı kısmı açarak bir ifadenin birden fazla kullanımını öğrenebilirsiniz. Çeşitli quizler ile öğrendiklerini tekrar edebilir, kendinize koymuş olduğunuz günlük hedefler ile ne kadar ilerleme kaydetmiş olduğunuzu görebilir ve konuşma pratiği yapmak isterseniz ana dili İngilizce olan simülasyon kişilerle pratik yapabilirsiniz.  Ücretsiz kullanım paketi dahi birçok isteğinizi karşılayacak şekilde tasarlandığı için büyük bir verim alacağınıza inanıyorum. VOSCREEN İngilizce öğrenirken telaffuzunuzu geliştirmeyi ve duyduklarınızı anlama yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız bu uygulama tam size göre. Voscreen; belgesel, çizgi film, dizi ve türevlerini sizlere izleterek duyduğunuz cümlelerin doğru halini  bulmanızı ve anlama yetilerinizi geliştirmeyi hedefliyor. Günlük çalışmanız sonrası uygulamayı kullanan diğer kişiler ve sizin aranızdaki sıralamayı skor kısmından görebilirsiniz. QUIZLET İngilizceyi öğrenmeye başladığımız dönemlerde eminim ki hepimizin öğretmeni derste öğrendiğimiz kelimeleri ve anlamlarını ufak kağıtlara arkalı önlü yazmamızı ve bunları bir kavanoza koyarak içinden rastgele kağıtlar çekip tekrar etmemizi istemiştir. Bu şekilde yaptığım ona yakın kavanozum olduğunu hatırlıyorum, her seferinde kağıtları kaybettiğim için yeni bir kavanoza geçerdim.  Eğer siz de benim gibi kağıtları kaybediyor veya mürekkebin arkasına geçmesinden hoşlanmıyor ve bu kelimeleri dilediğiniz bir anda tekrar etmek istiyorsanız bu uygulama tam size göre. Kendi kelime kartlarınızı oluşturabilir veya başka kişilerin hazırladığı kartlar ile kelime haznenizi geliştirmeye başlayabilirsiniz. 18 dil seçeneği bulunan  kelime telaffuzlarıyla başka diller içinde çalışmalar yapabilirsiniz.  Sadece İngilizce için ders seçeneği sunmayan Quizlet; fen bilimleri, matematik, programlama gibi çoğu ders için quiz kartları ve öğrenme içerikleri sunmakta. Ücretli üyelik seçeneğinin bulunduğu bu uygulamada ücretsiz üyeliğin dahi sizin isteklerinizi karşılayacağını düşünmekteyim. MUSIXMATCH Sıra, çok severek kullandığım bir müzik uygulamasında. Bir dönem ismini  bilmediğim şarkıları aratmak için Shazam uygulamasını kullanırdım ta ki Musixmatch uygulamasını keşfedene kadar.  Musixmatch, istediğiniz şarkıları bulabilmenizin yanı sıra dilediğiniz şarkının sözlerini size çevrilmiş olarak sunuyor. En güzel özelliği ise yabancı bir şarkı açtığınızda uygulamanın kendiliğinden ikinci bir ekran olarak açılıp sözlerini çevirisiyle beraber sunması. Tabi bu özelliği sevmezseniz telefon ayarlarından devre dışı bırakabilirsiniz.  Şarkıları tek tek araştırıp çevirilerine bakmak size zulüm gibi geliyorsa Musixmatch indirip sadece şarkıyı açarak çeviriye ulaşabilirsiniz. DUOLINGO Son olarak önereceğim uygulama ise Duolingo. Duolingo seviye açısından en sistematik ilerleyen programlar arasında diyebilirim. Günlük seriler yapmanızı sağlayan ve bu serileri ilerleterek gelişme durumunuzu size raporlayan Duolingo ile dil bilgisi öğrenebilir, özelleştirilmiş konulardan herhangi birini seçip kelime bilginizi geliştirebilir, tekrar edilen cümleyi dinleyerek doğru halini  ekrana yazarak yazma becerinizi üst seviyeye çıkarabilir ve son olarak cümleleri sesli bir şekilde tekrar ederek telaffuzunuzu geliştirebilirsiniz.  Ücretsiz ve plus seçeneği bulunan bu uygulamanın ücretsiz paketini kullanıyorum ve ücretli seçeneğe hiç ihtiyaç duymuyorum diyebilirim. Yazımızın şimdilik sonuna geldik. Bir sonraki görüşmemizde sizlere yabancı dil becerilerinizi ücretsiz bir şekilde geliştirebileceğiniz web sitelerini öneriyor olacağım.

Yürütücümüzün Gözünden İngilizce Konuşma Kulübümüz
Akademi

Yürütücümüzün Gözünden İngilizce Konuşma Kulübümüz

SistersLab İngilizce Konuşma Kulübü, çağın önemli gereklerinden biri olan yabancı dili anlama ve konuşma konularında katılımcılarını teşvik etmeyi ve onlara pratik yaparak kendilerini geliştirebilecekleri güvenli bir alan sunmayı hedefliyor. Proje, SistersLab ekibinin özverili çalışmaları ve vakit ayırıp yürütücülük görevini üstlenen yürütücülerimiz sayesinde hayata geçiyor. Bu sene kulübümüz We For Women ve Mülteci Destek Derneği iş birliği ile 15 sınıf ve A1, A2, B1, B2, C1 olmak üzere beş farklı seviyede gruplarla yapıldı. Sekiz hafta süren İngilizce konuşma kulübümüz Zoom üzerinden online olarak gerçekleştirildi. Kulüp etkinliklerimiz Zoom üzerinde bir araya gelmek ve sonrasında gruplara ayrılmakla başlıyor. Buradan sonrası hangi seviye grubunda olduğunuza yahut grubunuzun dinamiğine göre değişebiliyor. Ama yürütücülerimizin tamamının sizlere en faydalı olacak aktiviteleri yaptıracağından ve eğlenerek öğreneceğinizden emin olabilirsiniz! Biz grubumuzla ilk hafta tanışmakla işe başladık. On altı yaşından kırk yaşına geniş bir yaş aralığında katılımcı profiline sahip olmak beni mutlu ediyor, kendini geliştirmenin yaşı yok! Katılımcılarımız ülkenin çeşitli şehirlerinden ve kimi katılımcılarımız mülteci, Türkçe’den sonra ikinci yabancı dil olarak İngilizcelerini geliştiriyorlar. Başlangıçta katılımcılarımız biraz çekingen, tabii bu son derece normal, yabancı dil konuşmanın önündeki en büyük engellerden biri bu konudaki özgüvensizlik. Ama bu çekingenliğin aşılması zor olmuyor, bazı “icebreaker” soruları cevaplıyor ve hata yapmanın son derece kabul edilebilir olduğundan bahsediyoruz. İlerleyen haftalarda katılımcılarımız birbirlerine alışmaya ve hatalar yapmanın doğal olduğuna inanmaya başladıkça grubun çoğunluğunun aktivitelerde gönüllü katılımını sağlıyoruz. Sonraki haftalarda yapacağımız aktiviteleri grup içerisinde bulabildiğimiz ortak noktalara ve İngilizce konuşurken karşılaşılan ortak sorunları gidermeye yönelik seçiyoruz. Kelime hatırlamanın zorluğunu seviyemize uygun bir “Tabu” oyunuyla aşmaya çalışıyor, İngilizce düşünmeyi geliştirme yöntemlerini tartışıyor, şehirleşme ve çevre kirliliğinden bahsediyor zaman zaman kısa öyküler okuyup değerlendiriyoruz. Zaman zaman da “Korean Drama”lardan ya da oynadığımız video oyunlarından bahsediyoruz! Haftalar ilerledikçe her hafta düzenli katılım sağlayan katılımcılarımızın konuşmasındaki gelişme fark edilir düzeye erişiyor: daha akıcı konuşuyorlar ve konuşmaya katılma konusunda çok daha istekliler. (Düzenli katılım aynı zamanda kulüp kurallarımızdan biri, üst üste mazeretsiz devamsızlık yapanlar kulüpteki yerlerini kaybediyor. ) Sekiz haftanın sonunda yeni insanlar tanımış, yeni şeyler öğrenmiş ve bol bol İngilizce konuşma pratiği yapmış olarak deneyimimizi sonlandırıyoruz. Yakında tekrar görüşmek üzere!

İngilizce Konuşma Kulübünün 3. Döneminde Neler Yaptık?
Akademi

İngilizce Konuşma Kulübünün 3. Döneminde Neler Yaptık?

Nasıl Başladık? SistersLab olarak STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Kadınların hem gündelik hayatta hem de STEAM alanlarında güçlenmesini sağlamak ve bu alanlardaki kaynaklara erişim noktasında karşılaştıkları dil bariyerlerini aşmalarına yardım etmek adına bir teşvik çalışması olarak İngilizce Konuşma Kulübünü başlattık. Kulüp Hakkında Üçüncü dönemini düzenlediğimiz İngilizce Konuşma Kulübümüzün bu döneminde  WfW ve Mudem iş birliği ile iki ay boyunca toplamda 8 oturumda, 5 ayrı seviyede (A1-A2-B1-B2-C1), toplam 15 sınıf açıp 200’e yakın mülteci/Türk, kadın ve kız çocuğuna ulaştık. Her hafta sonu pazar günü bir saat toplanarak katılımcıların, özellikle kadın ve kız çocuklarının karşılaşmış olduğu dil bariyerinin aşılabilmesi için ekip olarak çalıştık. Ekip Sorumlularından Bircan Özmen Ne Diyor? Merhabalar Ben Bircan Özmen. İngilizce Konuşma Kulübünün ikinci ve üçüncü dönem organizasyon sorumlularındanım. Öncelikle söze İngilizce Konuşma Kulübümüzün üçüncü döneminin benim için ikinci dönemden daha farklı olduğunu dile getirerek başlamak istiyorum. Bu dönemi benim için ikinci dönemden daha farklı kılan yanlarından biri; din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet ayrımı olmadan ortak bir hedef doğrultusunda hareket eden insanların ilk günkü istek ile kulübe katılmaları ve birbirlerini oldukları gibi kabul edip hatta en başta farklılıklarını gözetmeyerek sadece, birbirleri ile iletişimde kalarak İngilizce konuşmaya ve de kendilerini geliştirmeye çalışmalarıydı. Bu süreçte sevgili ekip arkadaşlarım Aslıhan Uysak ve Ümit Kütük’e, paydaşlarımız MUDEM ile WfW’ a, düzenli katılım sağlayan katılımcılarımıza ve de son olarak sevgili yürütücülerimize kocaman teşekkürlerimi iletiyorum. Hayatta sevgi ile yapılan tüm şeylerin özel olduğuna ve paylaştıkça çoğaldığına inanan biri olarak bu dönem çoğu şeyi beraber paylaşarak birbirimizin hayatlarına dokunabildiğimiz için çok şanslı hissediyorum. Birlikte çok güzeliz, hep böyle olabilmemiz dileğiyle. Yeni dönemde görüşmek üzere … Ekip Sorumlularından Aslıhan Uysak Ne Diyor? Merhabalar, ben Aslıhan Uysak. İngilizce Konuşma Kulübünün üçüncü dönem organizasyon sorumlularındanım. İngilizce Konuşma Kulübü sorumlusu olmak SistersLab’in bünyesinde gerçekleştirdiğim ilk gönüllülük deneyimimdi. Bu sayede SistersLab’in yaptığı tüm güzel işlere daha yakından tanık olma ve destek olabilme fırsatı edindim. Tüm katılımcılarımız, yürütücülerimiz, sorumlularımız ile 2 aylık keyifli bir süreci arkamızda bıraktık. Farklı geçmişi, farklı hedefleri, farklı yaşamları olan birçok insan her hafta hep beraber birbirlerine bir şey katmak, birbirlerinden beslenmek, eğlenmek, gelişmek ve birleşmek için buluştu. Bu amaca hizmet eden bir etkinliğin bir parçası olabilmek, bu etkinlikten sağlanan faydalarda bir dokunuşumun olabildiğini düşünebilmek gerçekten mutluluk verici. Buradan aralarına sonradan dahil olmama rağmen hiç sıkıntı çekmememi sağlayan ekip arkadaşlarım Bircan Özmen, Ümit Kütük ve Merve Güngör’e, her hafta zaman ve emeklerini esirgemeyen yürütücülerimize, çok değerli katılımcılarımıza ve böyle büyük bir organizasyonu mümkün kılan MUDEM ve WfW’a bir kocaman teşekkür de ben etmek isterim. SistersLab’in ve benzer vizyonu taşıyan kurumların tüm emeklerinin değişim çarkını katkılarıyla harekete geçireceği ve herkesin yetkinliklerini geliştirmek için eşit fırsatlara sahip olacağı bir geleceğe kadar İngilizce Konuşma Kulübümüzün bir sonraki döneminde görüşmek dileğiyle! Ekip Sorumlularından Ümit Kütük Ne Diyor? Merhabalar, ben İngilizce Konuşma Kulübü sorumlularından Ümit Kütük. Belirli aralıklarla düzenlemiş olduğumuz konuşma kulübünün bu dönemini üç kulüp sorumlusu, iki tercüman ve on beş birbirinden değerli yürütücü ile geçirmiş olduk. Kendi konforlarından ödün verip kıymetli zamanlarını bize ayırdıkları için tercüman ve yürütücülerimize çok teşekkür ediyorum. Kadınların(özellikle kız çocuklarının) önünde bulunan dil bariyerlerini aşmalarına yardımcı olmak amacıyla başlamış olan konuşma kulübümüzün üçüncü dönemini geride bıraktık. Bizlerin asıl amacı dil seviyelerini ilerletmekten ziyade yabancı dil konuşma korkularını yenmelerini sağlamak olduğundan umarım bu konuda her katılımcımıza bir şeyler katabilmişizdir. Çok uluslu olarak gerçekleştirdiğimiz üçüncü dönemimizde destek, yardım ve önerilerini bizlerden esirgemeyen paydaşlarımız MUDEM ve WfW ‘a da teşekkür ediyorum. Yeni dönem, yeni etkinlik ve asla dinmeyecek olan şevkimizle dördüncü dönemde görüşmek dileği ile. MUDEM Ekibinden Selin Arıkın Ne Diyor? Merhaba, ben Mülteci Destek Derneği İzmir Kadın Dayanışma Merkezi’nden Selin. WfW ve SistersLab öncülüğünde başladığımız İngilizce Konuşma Kulübü’nü 2 aylık bir süreç sonrasında tamamladık. Sosyal uyum denildiğinde akıllara gelen ilk şey sıklıkla; çeşitli sebeplerle yerinden edilmiş kişilerin güvenli bir yaşam alanı bulma amacı ile geldikleri ülkede uyum içerisinde bir yaşam inşa etmek için yerel dili öğrenmeleri gerekliliği olmaktadır. Günlük yaşamı kolaylaştırmak için yerel dili öğrenmek ne kadar önemli olsa da sağlıklı bir sosyal uyum inşası için birliktelik bir ilke olarak görülebilir. İngilizce konuşma kulübü de bizler için hem uzun soluklu bir sosyal uyum programı hem de kadınların birliktelik içerisinde kendilerini geliştirdiği bir güçlenme alanı. Birliktelik ilkesini temel aldığımız güçlendirme faaliyetlerinde kız çocukları ve kadınların birbirlerini cesaretlendirmesinde kolaylaştırıcılık yapma fırsatı bulduğumuz için şanslıyız. Katılımcılarımız Ne Diyor? “Konuşma konusunda daha fazla kendime güvenmemi ve pratik yapmamı sağladı. Bu yüzden kulüpten oldukça yararlandığımı düşünüyorum. Böyle bir topluluğu oluşturarak böylesine yararlı bir projeyi hayata geçirip bizlere yardımcı olduğunuz için teşekkür etmeden geçmek istemiyorum. Sevgiler SistersLab…” “Haftada bir günden fazla olmasını istiyorum.” “Öncelikle böyle bir kulüp kurduğunuz için çok teşekkür ederim. Yürütücümüz  A*** hanıma ve bu organizasyondaki herkese çok teşekkür ederim. Kulübün çok faydası oldu.” “Harikaydı bir dahaki kulübü iple çekiyorum.” “Oldukça güzel bir deneyimdi. Yürütücümüz çoğu zaman kendi seviyemde rahat hissetmemi sağladı.” “Yürütücümüz gerçekten çok kibar ve yardımcıydı. Konuştuğumuz ortam çok rahat ve özgür olduğundan herkesin sevdiğini düşünüyorum. Faydalı bir toplantı etkinliğiydi.” “Gerçekten çok güzel bir organizasyon, 100’den fazla kişiyi her hafta düzenli bir şekilde bir araya getirmek ve bu süreci yönetebilmek çok başarılı. Teşekkürler bunun için.” Dikkat! Kulüp boyunca dikkat edilmesi gereken birkaç kuralımız var. Devamsızlık yaptığınız ve kulüp sorumlularına kulüp öncesi haber vermediğiniz takdirde sizin yerine katılmak isteyen başka bir arkadaşımıza hak tanınacaktır. Ayrıca derslerde herkesin düşüncesini özgürce ve saygı çerçevesi içinde ifade etmesi hepimiz için çok önemli! Kulüp sonunda yeni arkadaşlar edinmiş ve kendinizden emin bir şekilde her konuda İngilizce konuşarak kendinizi ifade edebileceksiniz. Farklı alanlardan bir sürü yeni fikir ve yeni kelimeler öğrenmiş olacaksınız. İngilizce Konuşma Kulübünün yeni döneminde bizlere katılmak isterseniz sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi ve de Slack kanalımıza katılmayı unutmayınız.

Akademi

Lise Öğrencisi Kız Çocuklarına Yönelik Dijital Şiddet Atölyesi Gerçekleştirdik

Merhaba, ben SistersLab | Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği ekibinden Nihal Güngör. Bizler STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) alanlarında kız çocukları ve kadınların görünürlüklerinin ve donanımlarının artması amacıyla çalışmalar yapan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Çalışmalarımızla toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını bilim ve teknoloji üzerinden yani STEAM alanları üzerinden artırmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmalarımız yürütüyoruz. Pandemi ile birlikte internet kullanımının arttığı bu dönemde biz de diğer örgütler gibi çalışmalarımızı online platformlar üzerinden gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz ise dijitale erişimi erkeklere oranla oldukça düşük olan kız çocukları ve kadınların dijitale erişimini teşvik etmek. Ancak hedef kitlemizi dijitale yönlendirmek kadar dijital ortamlarda karşılaşabilecekleri olası tehlikelere karşı bilgilendirmenin de bir o kadar gerekli olduğunu düşündük. Böylece “Dijital Şiddet” konusu üzerine atölyeler yapmaya karar verdik. İlk atölyemizi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği (TBİD) işbirliği ile lise öğrencisi kız çocukları ile gerçekleştirdik. Atölyemiz başladığında önce katılımcıların “dijital şiddetten” ne anladıklarını ve bu şiddet biçimini ne kadar bildiklerini ölçebilmek için bir beyin fırtınası yaptık. Bu sayede aslında şiddet, dijital şiddet gibi kavramların ne kadar hayatımızın içinde olduğunu özellikle pandemiyle birlikte bu kavramların bilinirliğinin ne kadar arttığını görebilmiş olduk. En son ise dijital şiddetin düşünüldüğünden daha tehlikeli olabileceği vurgulayarak şiddetten korunmak ve güçlenmek için neler yapabileceğimizi tartıştık. Bundan sonra da kız çocukları ve kadınları hem dijitale yönlendirmeye hem de onları dijitalde maruz kalabilecekleri şiddet karşısında bilgilendirmeye devam edeceğiz! Şimdi de katılımcılarımızın eğitime dair mesajlarını sizlerle paylaşarak yazıyı sonlandırmak isterim. 🙂 “Toplum olarak bu konularda gerçekten böyle eğitimlere oldukça fazla ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Benim için gerçekten çok bilgilendirici ve keyifliydi. Umarım bu tarz eğitimler daha fazla yayılır ve daha fazla kişiye ulaşıp daha fazla bilinçlenebilir insanlar. Tekrardan bu eğitimde emeği olan herkese teşekkürler.?” “Farkındalığımın arttığını düşünüyorum. Böyle projelere önem veren insanları gördükçe mutlu oldum açıkçası. Projede söylenen cümlelerle birlikte farklı bakış açıları kazandık. Çok güzel bir etkinlikti, Çok teşekkürler.” “Tıpkı eğitmenimiz Nilay Hanımın belirttiği gibi biz yaş gruplarında sık görülüyor. O yüzden bu eğitimin bize şart olduğunu gördüm çünkü biz yaş grubuyla bir nevi sosyal medya flörtü/sevgililiği gibi bir kültür ortaya çıkmış durumda ve toplumun bu konu hakkında pek bir bilgisi bulunmamakla birlikte hukuki işlemlerde de süreç böyle devam ediyor. Atölyede başka konuları da işledik. Benim en dikkatimi çeken konu buydu açıkçası. Bu yüzden SistersLab VE TBİD işbirliği içinde düzenlenen bu atölye için teşekkür ederim, çok güzel ve yararlıydı, çok da parmak basılmayan bir konuya değinmişler. Eğitmenimiz Nilay Hanım başta olmak üzere atölyenin yöneticilerine de çok teşekkür ederim. Böyle işlerin devamı dileğiyle.” “Başta bu konu hakkında pek bir fikrim yoktu ama bu projeye katılınca fikirlerim gelişti. Karşılıklı diyalog halinde olmak öncelikle çok iyiydi. Tabi bu konuşmaları slaytla desteklemekte çok güzeldi. Nilay Hanım da konuyu çok güzel anlattı. Dinlerken asla sıkılmadım. Bu projeye katıldığım için de ayrıca çok mutluyum.” “Eğitimin gayet interaktif, bilinçlendirici ve yararlı olduğunu düşünüyorum. Çok rahat bir ortam vardı, sohbet havasındaydı ve ben bundan çok hoşnut kaldım. Eğitmenler de çok tatlı, kibar insanlardı. Daha çok dijital şiddetin tanımına yönelik bir eğitimdi ama bu gibi durumlarda sahip olduğumuz yasal haklar, yapabileceğimiz şeyler gibi noktalara birazcık daha ağırlık verebilirdik. Yine de çok keyifli bir eğitimdi. ??” “Benim için çok bilgilendirici ve çok aydınlatıcı oldu.. İlerde bir erkek arkadaşım olduğunda bunlara çok dikkat edeceğim. Öncelikle kendim olmak üzere hiç kimseye dijital şiddet uygulanmaması, şiddet uygulanan ve bunun farkında olmayan kişilerin bilinçlendirilmesi için elimden ne geliyorsa yapacağım. Bildiğim şeyleri daha detaylı tartışma ve bilmediğim yeni şeyler öğrenme fırsatım oldu.. Bunun için bu projeyi düzenleyen herkese çok teşekkür ederim. Umarım kadın-erkek fark etmeksizin herkes şiddetin her türü hakkında bilinçlenir ve asla şiddete maruz kalmaz.. Her şey için teşekkürler!! ??” “Öncelikle herkesin düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmesi, birbirlerini bu açıdan desteklemesi çok hoştu. Bildiğim şeylerin yanı sıra kafamda soru işareti yaratan durumlarla ilgili yeni bilgiler edindim. Bundan sonra sosyal medya vb. platformlarda bu bilgileri mutlaka uygulayacağım. Tekrardan emeği geçen herkese teşekkür ederim.” “Eğitim çok güzel geçti ve çok faydalıydı. Bu atölye sayesinde eğer dijital şiddette uğrarsam psikolojik olarak daha güçlü ve güvende hissedeceğimi düşünüyorum ve yalnız olmadığımı biliyorum. :)” “Bence herkesin katılması gereken bir eğitimdi. Hiç sıkmadan aynı zamanda herkesin katıldığı ve çok şey öğrenildiği bir etkinlik oldu. Böyle etkinliklere keşke daha fazla kişi katılabilse… Bu eğitimde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum ve böyle eğitimlerin daha fazla kapasite ile devamının gelmesini umuyorum…”

Akademi

Mülteci ve Yerel Halktan Kadınlar ile Web Tasarımı Eğitimi Gerçekleştirdik

Merhaba, ben Elif Göktaş. Toplumlarda cinsiyetlendirilmiş olan bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığını artırmayı hedefleyen; kız çocukları ve kadınları pozitif bilimlere teşvik ederek çalışmalar gerçekleştiren SistersLab’in gönüllü eğitmenlerinden biriyim. Bu yazıda sizlere; SistersLab, Mülteci Destek Derneği İzmir Kadın Dayanışma Merkezi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zemin İstanbul işbirliğiyle, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda mülteci ve yerel halktan kadınlara yönelik gerçekleştirdiğimiz “Temel Web Tasarımı Eğitiminden” bahsetmek istiyorum. Eğitimimiz; web tasarım öğrenmek isteyen, çoğunlukla şimdiye kadar yazılımla hiç ilgilenmemiş kadınlara yönelikti. Amacımız ise genç arkadaşlarımızı merak ettikleri bu alan ile tanıştırıp belki de gelecekteki kariyerlerine yol gösterebilecek bir ışık yakmaktı. “Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz…” diyerek gençlere seslenen Atatürk’ü andığımız 19 Mayıs’ta; Türkiyeli ve mülteci genç arkadaşlarımızla geleceğin mesleği olarak nitelendirilen yazılım dünyasına ilk adımları atmak benim için de çok güzel ve özel bir deneyim oldu. Sosyal uyum; karşılıklı etkileşim içerisinde kültürel benliğimizi yitirmeden bir arada uyum içerisinde yaşamayı kapsıyor. Bu özel günde kültürel öğelerimizi dijitale taşıyarak genç kadınların ayrım gözetmeksizin dayanışma ile üretebildiğini gördük. Üretim ve dayanışmayı dijitale taşıdığımız bu günlerde salgın sürecinin olumsuz etkilerinin üstesinden birlikte geliyoruz. Eğitim; eş zamanlı olarak üç eğitmen eşliğinde, üç ayrı online sınıfta yapıldı. Diğer eğitmen arkadaşlarım Aysel Aydin ve Rengin Alkan ile katılımcılar için olabilecek en uygun içeriği hazırlamaya çalıştık ve üç sınıfta da aynı eğitim içeriğinin verilmesini sağladık. Eğitim sonrasında katılımcılar; kişisel tanıtım sitelerini ya da hayallerindeki mesleği yansıtan bir siteyi tasarladılar. Böylece neler yapabileceklerine dair fikirleri oluştu ve birçok katılımcıdan bu alanda çalışmaya ve öğrenmeye devam edeceklerine yönelik dönüşler aldık. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de yazılım geliştirenlerin %91.5’i erkek. Yani her 10 yazılımcıdan yalnızca 1’i kadın. Araştırmalar dünya genelinde de durumun benzer oranlarda olduğunu gösteriyor. Belki de sadece bu oran, algısal yanılgılara sebep oluyor ve bazı kesimlerde ‘Kadınlar yazılımdan anlamaz.’ ya da ‘Erkekler daha iyi yazılımcıdır.’ gibi kalıplaşmış yanlış düşünceleri körüklüyor. Oysa biz sadece en temel düzeyde gerçekleştirdiğimiz eğitimde bile gördük ki daha önce bir editör bile açıp kullanmamış ama öğrenme isteği olan genç arkadaşlarımız, eğitim süresi çok kısa olmasına rağmen güzel işler ortaya çıkarabildi ve kendilerine bu alanda olan güvenleri arttı. Diğer mesleklerde olduğu gibi bu alanda da cinsiyetin belirleyici bir etkisi ve önemi yok. Öğrenmek ve yapmak isteyen herkes mükemmel işler ortaya çıkarabilir ve çok da başarılı olabilir. Kadınlar her alanda olduğu gibi yazılım ve bilgisayar bilimlerinde de başarılı oluyorlar ve bunun örneklerini hem tarihte hem de günümüzde görmekteyiz. Bu konuda aklıma gelen ilk isim, programlamanın temellerinin atılmasına büyük katkı sağlayan ilk kadın bilgisayar programcısı Ada Lovelace olur. Ada Lovelace 1800’lü yıllarda yaşadı ve hepimizin bildiği gibi o dönemlerde kadınlar ne kadar başarılı olsalar da cinsiyetleri nedeniyle günümüzdekinden çok daha fazla engelle karşılaşıyorlardı. Ada Lovelace; cinsiyet ayrımcılığı haricinde yaşadığı birçok sağlık sorununa rağmen asla pes etmemiş, azmi ve başarısı ile sadece kendi dönemine değil tarihe adını altın harflerle yazdırmayı başaran bir kadın olmuştur. Sayımız arttıkça yazılım dünyasının da şekli ve sınırları çok daha farklılaşacaktır. Bizler STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) alanlarında eğitimlerimiz ve etkinliklerimizle kadınları desteklemeye ve kariyer yolculuklarında yollarını aydınlatacak minik ışıklar yakmaya devam edeceğiz. Bilim ve teknoloji alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, kız çocukları ve kadınların bu alanlarda daha görünür olduğu bir dünya dileğiyle… Yazımın sonunda, eğitim katılımcısı olan bir arkadaşımızın yaptığı çalışmaya yer vermek istiyorum. Yeni eğitimlerde buluşmak üzere! ?

Akademi

23 Nisan Çalışmaları: TEGV’li Çocuklar ile Kodlama ve 3B Tasarım Atölyeleri

Merhabalar ben Aslı Nurkan Tanrıkulu. Bu blog yazısında sizlere SistersLab’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayram’ına özel düzenlediği, benim de eğitmen olarak yer aldığım etkinlikleri anlatacağım. Keyifli okumalar dilerim! SistersLab’in Rotary Kulübü işbirliği ile Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nda eğitim alan çocuklara yönelik düzenlediği atölyelerde eğitmen olarak yer aldım. 8-12 arasında değişen çocuklar ile çok güzel 2 ayrı etkinlik yaptık. Bir eğitim, eğitmeni benim olduğum Tinkercad ile 3B Tasarım Eğitimi iken diğeri ise Nihal’in eğitmenliğinde düzenlenen Scratch ile Kodlama Eğitimi idi. Hem günleri eğlenceli geçsin hem de bilişsel anlamda da kazanımları olsun istedik. Bu doğrultuda 3 Boyutlu Tasarım ile geometrik algılarını geliştirmeye katkı sağlayacak aynı zamanda da bilgisayarı faydalı kullanıp güzel zaman geçirebilecekleri bir ortam ile onları tanıştırmak istedik. Keyifli zaman geçirmeyi planladığımız grubu tanımak ve birbirleriyle kaynaştırmak için oyunlu bir başlangıç yaptık. Ardından da 3 boyutlu tasarım yapacağımız programı temel hatlarıyla tanıdık. Nesnelerin boyut kavramını ele alarak alıştırma da olması için nesneler üzerinde birkaç çalışma yaptık. Hazır olduğumuz da anlam ve önemini hatırlatacak güzel bir anı olsun diye kendi “23 Nisan” anahtarlıklarımızı tasarladık. Anahtarlıklarımızı tasarlarken ayrıca basım aşamasının nasıl olduğunu ve 3 boyutlu yazıcının nasıl çıktılar verdiğini ve baskı alınmış ürünlere dair de bilgiler paylaştık. Tasarımlarımızı yazıcımızdan en doğru şekilde çıkarabilmek için tasarımda dikkat etmemiz gereken noktalara da değinerek tasarımlarımızı son haline getirdik. Scratch ile Kodlama eğitiminde ise Eğitmenimiz Nihal, çocuklara önce tanışma oyunu oynatarak ısınma turları ile başladı. Sonrasında Scratch’in ara yüzünü tanıtarak eğitime başladı, çocukların derslerine çalışarak geldiğini sorularından anlamıştık zaten.? Sırasıyla; arayüz, kod blokları, proje sayfası tanıtımıyla eğitim ilerledi. Eğitimde asıl amacımız çocuklara Scratch hakkında temel eğitimi verip, Scratch platformuyla tanıştırarak çocukların daha sonrasında kendi yaratıcılıklarını, hayal güçlerini kullanarak yeni oyunlar yaratmasıydı ki öyle de oldu! Eğitim sonrasında çocuklar durmamış, eğitimde öğrendiklerinin üstüne daha fazla katarak çok farklı oyunlar tasarlamışlar!? Eğitimi, çocukların Çocuk Bayramına dair dileklerini yazdıkları farklı oyun alanları ile tamamladık. Bu aşamada özgün çalışmalara imza atan çocukların mutlulukları da gözden kaçmadı. Amacımıza ulaşmanın mutluluğu ile dersimizi tamamladık.

Akademi

İngilizce Konuşma Kulübümüz: Nedir? Neler Yaptık?

Merhaba, Ben İlknur Acar. SistersLab’de İngilizce Konuşma Kulübünün kolaylaştırıcılarından birisiyim. Bu blog yazısında kulüpte neler yaptığımızdan ve kulübün nasıl işlediğinden bahsedeceğim.  Öncelikle kulüp sorumlularımız Bircan ve Feyza’ya çok teşekkür ederiz. Kulübümüzün organizasyonunu harika bir şekilde yürüttüler. 🙂 Nasıl Başladık? SistersLab olarak STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın güçlenmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Kadınların hem gündelik hayatta hem de STEAM alanlarında güçlenmesi ve bu alanlardaki kaynaklara erişim noktasında karşılaştıkları dil bariyerlerini kaldırmak adına bir teşvik çalışması olarak İngilizce Konuşma Kulübünü başlattık. Kulüp Hakkında Kulübümüzde A1, A2, B1 ve B2 seviyelerine göre sınıflarımız ve sınıflarımızla ilgilenen 4 farklı kolaylaştırıcımız bulunuyor. Her kolaylaştırıcının kendine özgü bir ders işleyişi ve içeriği var. Genel olarak derslerde farklı alanlardaki konular üstünde tartışıyoruz, dünya gündeminden bahsediyoruz. Bazen birlikte oyunlar oynuyoruz, filmler izleyip tartışmasını yapıyoruz. Bu yüzden bu kulüpte kendinizi kimi zaman bir motivasyon konuşması içinde veya çocukluk anılarınızı anlatırken bulabilirsiniz. Kulüplerimizi genellikle 2-3 aylık periyotlarla planlıyoruz. Her hafta cumartesi günü buluşuyoruz ve 1- 1.5 saat boyunca pratik yapıyoruz. Kulübün başında arkadaşlarımız konuşmaktan çekiniyor ve biraz tedirgin olabiliyor. Ancak bu çekincelerin kısa süre içinde yok olacağına emin olabilirsiniz.:) Tüm kolaylaştırıcılarımız günün sonunda sizi İngilizce konuşmaya cesaretlendirmek ve ellerinden geldiğince eğlendirirken bir şeyler öğretebilmek için heyecanla çalışıyorlar. Lütfen derslerde, düşüncelerinizi İngilizce konuşarak ifade etmeye ve “Ben konuşamıyorum.” deyip Türkçeye dönmemeye özen gösterin. Bizler için en önemli şey sizin konuşmak için çabaladığınızı ve kendinizi zorladığınızı görmektir. Kulüple ilgili şahane bir ayrıntıyı da paylaşmadan geçmek istemem! Katılımcımız ve aynı zamanda Android Eğitmenimiz Aysel Aydin, kulüpte konuşabileceğimiz konuların çeşitliliğini artırmak için bir mobil uygulama geliştirdi. Bu uygulama ile hızlı bir şekilde farklı alanlardan birçok konu başlıklarına erişebiliyorsunuz. Bu linkten uygulamaya ulaşabilirsiniz. Aysel’e çok teşekkür ederiz! <3 Katılanlar Ne Diyor? Tuğba C.: “Başlangıçta herkesin Türkçe bildiği bir ortamda İngilizce konuşma pratiğinin yapılamayacağı düşünüyordum. Fakat süreç düşüncemin tam tersi bir şekilde ilerleyerek konuşma becerisinin de bu tarz eğitimlerle geliştirebileceğini ve düzenli bir katılım sonucunda gelişimin kaçınılmaz olduğunu gördüm.” Halit A.: “Bulunduğum süre zarfında samimiyetine inandığım kişilerle birlikte olmak mutluluk verici. Dersin gidişatını bizim belirlediğimiz ‘unique’ bir gruba sahip olduğum için ayrıca mutluyum. Son olarak emeği geçen herkese teşekkürler.” Bircan Ö.: “Kulübün her iki döneminde de muhteşem bir sürece tanıklık ettim. Süreci muhteşem kılan organizasyon değil, sevgi ve bilginin gücü etrafına bu kadar insanın bir araya toplanıp zaman ayırıp bir şeyler yapmaya çalışıyor olmasıydı. Sevgi ile yapılan her işin sonunun muhteşem olduğuna inanan biri olarak kendine güvenen ve korkularının üstüne gitmeye cesaret eden başta kadınlar olmak üzere tüm katılımcılarımıza ve kolaylaştırıcılarımıza çok teşekkür ediyorum. Biliyorum ki birlikte çok daha güzel ve güçlüyüz.” Ümit K.: “Kulübün ilk dönemini kaçırdıktan sonra ikinci döneminde katılım sağlayabildim. Bu süreçte de eğitmenimizin de destekleriyle konuşma konusundaki çekingenlik ve korkumu yüksek oranda yendim. Şu an konuşma konusunda eskiye nazaran çok daha az çekiniyor ve korkuyorum.” Dikkat! Kulüp boyunca dikkat edilmesi gereken birkaç kuralımız var. Devamsızlık yaptığınız ve kulüp sorumlularına kulüp öncesi haber vermediğiniz takdirde sizin yerine katılmak isteyen başka bir arkadaşımıza hak tanınacaktır. Ayrıca derslerde herkesin düşüncesini özgürce ve saygı çerçevesi içinde ifade etmesi hepimiz için çok önemli! Kulüp sonunda yeni arkadaşlar edinmiş ve kendinizden emin bir şekilde her konuda İngilizce konuşarak kendinizi ifade edebileceksiniz. Farklı alanlardan bir sürü yeni fikir ve yeni kelimeler öğrenmiş olacaksınız. Yeni Dönem Ne Zaman? Güzel bir haber vererek yazıyı sonlandırmak isterim. Kulübümüzün yeni dönemi haziran ayında başlayacak. Yeni dönemde Mülteci Destek Derneği İrlanda ofisinin We for Women projesi ve Mülteci Destek Derneği Türkiye ofisleriyle iş birliği yaparak uluslararası bir kulüp organize edeceğiz. Kulübümüze dünyanın dört bir yanından kadınlar katılacak! Yeni dönemde görüşmek üzere! 🙂

Akademi

23 Nisan Çalışmaları: Çevrim İçi Çocuk Bayramı

Merhabalar, ben Mülteci Destek Derneği İzmir Kadın Dayanışma Merkezi ekibinden Selin Arıkın. MUDEM Kadın Dayanışma Merkezi ve SistersLab iş birliğinde Türkiyeli ve Suriyeli çocuklarla birlikte gerçekleştirdiğimiz 23 Nisan Atölyeleri’ni sizlere de anlatmak istiyorum. Atölyelerde biz çok eğlendik ve öğrendik, umarım bu blog yazısı okuyucular için de minik bir esinlenme olur. SistersLab ve MUDEM Kadın Dayanışma Merkezi olarak cinsiyete dayalı eşitsizlikleri azaltmak için çalışıyoruz. Bu kesişim noktasında ise çocukları ve çocuk katılımını çok önemsiyoruz. Bu 23 NİSAN için ise “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Kız Çocukları” temasını referans alarak 2 farklı atölye çalışması gerçekleştirdik. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda 10-14 yaş grubundan Türkiyeli ve Suriyeli çocuklar ile birlikte “Grubumuz İçin Bir Anayasa: Çocuk Katılımı” ve “Dijital Çocuklar” isimli atölyelerde buluştuk. Etkinlik başlangıcında 23 Nisan’ın nasıl çocuk bayramı olduğunu çocuklardan dinledik. Ardından bayram şarkılarıyla tanışma oyunumuza geçtik. Tanışma oyununda kendimizi nasıl bir hava durumunda hissettiğimizi söyleyerek güneşli, bulutlu, yağmurlu, parlak havalarda bir gezintiye çıktık. Katılımcı çocuklardan biri ikinci kez Covid-19 teşhisi aldığını, bu sebeple de sisli olduğunu söyleyince diğer çocuklar iyi dileklerini ve parlak güneş ışınlarını sağlık için yolladı… Kolaylaştırıcılığını üstlendiğim “Grubumuz İçin Bir Anayasa: Çocuk Katılımı” atölyesinde ise önce çocuk hakları üzerine beyin fırtınası yaptık, sonrasında ise çok da aklımıza gelmeyen temel haklardan biri olan katılım hakkı üzerine konuştuk. Ardından iki gruba bölünerek çocuklardan grubumuz için bir anayasa oluşturmalarını istedik. İki grup da kendileri için bir sözcü ve bir grup ismi seçerek diğer çocuklara Anayasa tekliflerini sundu. Hem “Hak İzcileri” grubu hem de “Gönüllüler, Akıllılar, Çocuk Özgürlüğü Grubu” oldukça yaratıcı maddelerle grubumuza bir Anayasa oluşturdu. İlk maddemiz ise farklılıklara saygı! Diğer bir atölyemiz ise Hilal Güngör’ün kolaylaştırıcılığını yaptığı Kahoot ile Dijital Çocuklar Atölyesiydi. Kısaca Kahoot’un ne olduğundan bahsetmek gerekirse; Kahoot! okullarda ve diğer eğitim kurumlarında eğitim teknolojisi olarak kullanılan oyun tabanlı bir öğrenme platformudur. Biz de bu özel günde hem eğlenelim hem de öğrenelim mottosuyla eğlenceli sorulardan oluşan bir atölye hazırladık.  Yazının en başında da bahsettiğimiz gibi bu sene 23 Nisan temamız “Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Kız Çocukları” idi. Kahoot ile eğlenceli bilim sorularını hazırlarken belirlediğimiz temayı ön plana çıkardık. Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara atfedilen bu özel günde atölye içeriklerimizde kadınların bilim dünyasındaki yeri ve önemine vurgu yaptık. Çocuklara STEAM (Bilim, Teknoloji Mühendislik, Sanat Matematik) alanlarında isimlerini duymadığımız ancak çalışmalarıyla büyük değişimler yaratmış kadınları tanıttık. Dolu dolu geçen iki atölyemizde de hem çocuklar hem de bizler çok eğlendik! Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!❤ Son olarak atölye katılımcılarımızdan Dilan’ın notunu sizlerle paylaşmak isteriz. ?         “Merhaba ben Dilan. Henüz çocuk olmamıza rağmen duygu, düşünce ve önerilerimizi dinleyen ve eğitimin aslında hem eğlenceli hem öğretici olmasını sağlayan eğitmenler sayesinde online olmasına rağmen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı benim için çok eğlenceli geçti. Dil veya ırk ayrımı yapmaksızın yeni arkadaşlar edinmemizi sağladığınız için çok teşekkür ediyorum. Umarım yeni etkinliklerle tekrardan bir araya gelebiliriz. Benim için örnek olduğunuzu da belirtmek istiyorum. Umarım ben de büyüdüğümde sizler gibi küçük büyük ayrımı yapmadan insanların hayatlarına dokunabilirim. Sizleri çoookk seviyorum. İyi ki varsınız ve iyi ki tanıştık…”

Akademi

23 Nisan Çalışmaları: Çocuklarla Kodlayarak 23 Nisan’ı Kutladık!

Ben Sevil Toprak, SistersLab’de eğitimler veriyorum. Bu blog yazısında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında İBB (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) Zemin İstanbul işbirliği ile çocuklara yönelik düzenlediğimiz Scratch ile Kodlama Eğitiminden bahsedeceğim. İyi okumalar diliyorum. Çocuklara kendi bayram günlerinde kodlamayı tanıtmak ve sevdirmek amacıyla 23 Nisan gününe özel bu temel kodlama eğitimini planladık. Eğitimimiz üç oturumda üç farklı eğitmen tarafından eş zamanlı gerçekleşti. Eğitmenlerden birisi ben Sevil Toprak, diğer eğitmenlerimiz ise Ayşe Günel ve Hilal Güngör idi. Eğitimimiz toplamda bir buçuk saat sürdü. Eğitimin başında çocuklarla kaynaşmak için tanışma oyunları oynadık. Eğlenceli oyunlarla hem tanışmış olduk hem de güldük ve eğlendik. Ardından eğitimlere başladık, çocuklara programlamanın temeli olan algoritmalardan bahsettik ve Scratch üzerinden algoritmaların nasıl oluşturulacağını basit örnekler ile anlattık. Kısaca giriş yaptıktan sonra çocukların da kendi başlarına kodlama yapabileceklerini de gösterebilmek amacıyla bir uygulama yaptık. Bu uygulama ile çocuklar hem kodlamanın keyifli bir alan olduğunu hem de aslında kendilerinin de bunu başarabileceklerini gördüler. Uygulama balerin, kedi gibi çeşitli karakterler, eğlenceli dans müzikleri, 23 Nisan neşesini hissedebileceğimiz mesaj ve balonlar içermekteydi. Biz eğitmenler olarak keyif aldığımız bu etkinlikte çocuklar da kodlamanın nasıl yapılabileceğinin temelini görmüş oldular. Bu eğitimlerde çocuklar kodlamaya basit bir başlangıç yapıyorlar, eğitim sonrasında ise zaman zaman bize soru soruyorlar. Çocukların ilgilerini görmek ve kendi çabalarıyla kodlamaya devam ediyor olmaları bizleri çok mutlu ediyor. 23 Nisan temalı eğitimimize ait ekran görüntülerini ve çocukların eğitim süresi boyunca ortaya çıkardıkları çalışmaları sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Eğitimlerimizden haberdar olmak için Zemin İstanbul ve bizi takipte kalın!

AB İZLEME BLOG2 (1)
Akademi

Avrupa Birliği İzleme Ağı – Mikro Proje Teknik Desteği Serüvenimiz

Merhabalar, Ben SistersLab ekibinden Nihal, bu yazıda size Ağustos 2020 tarihinden itibaren katılımcısı olduğumuz AB İzleme Ağı Mikro Proje Teknik Desteği serüvenimizden bahsedeceğim. Öncelikle bu projenin SistersLab’e ciddi bir ivme kazandırdığını söylemezsek olmaz. ☺ Projeye seçilen, 3 tematik alanda çalışan (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Çocuk Hakları, Çevre ve İklim) 4 STÖ ile 7 aylık süreçte çeşitli eğitimler alarak kendi çalışma alanlarımıza yönelik konu izleme raporu yazdık. Rapordan bahsetmeden önce destek aldığımız AB İzleme Ağını sizlere tanıtmak istiyorum. AB İzleme Ağı Nedir ve Neler Yapar? AB İzleme Ağı, dezavantajlı gruplara ilişkin hak temelli konular ve AB üyeliği üzerinde çalışan STK’ları sürece dahil ederek Avrupa Birliği İzleme Ağı’nı (EUMN) genişletmek amacıyla tasarlanmıştır. 2016 yılında TAV(Türkiye Avrupa Vakfı), YADA Vakfı(Yaşama Dair Vakfı) ve İKV(İktisadi Kalkınma Vakfı) tarafından kurulan EUMN, “STK’ların Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı (IPA)” mekanizmalarına aktif olarak dahil olmaları ve kapasitelerini Türkiye’nin AB katılım sürecini etkin bir şekilde izleyebilecek şekilde geliştirmelerini hedeflemektedir ve bunun yanında Türkiye’nin AB Katılım sürecinin şeffaflığına katkıda bulunmak, sivil toplum ile kamunun AB üyeliğine yaklaşımını yeniden canlandırmak istemektedirler. Teknik desteği almaya hak kazanan STÖ’ler: Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği | Sisterslab (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) Rapor: http://bit.ly/sisterslab_rapor Çölyak Organik Beslenme Derneği (Çocuk Hakları) Rapor: http://bit.ly/colyak_rapor Tohum Eğitim Kültür ve Doğa Derneği (Çevre ve İklim) Rapor: http://bit.ly/tohum_rapor Yüksekova Kadınları Toplumsal Destekleme Derneği (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) Rapor: http://bit.ly/yukader_rapor Peki raporumuzda nelerden bahsettik? Raporumuzda dünyada ve Türkiye’deki STEAM ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında çalışan kuruluşları ve oluşumları inceleyerek alandaki başarılara ve eksikliklere değindik ve bu alanda çalışan oluşumların güçlenmesi ve gelecek dönem çalışmalarına ışık tutması için çeşitli önerilerde bulunduk. Raporu okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Şimdi de size aldığımız eğitimlerden ve atölyelerden kısaca bahsetmek istiyoruz: Sivil Toplum için İzleme Eğitimi ile; AB İzleme Ağı’na dahil olan her kuruluşun; kendi sektörleri veya çalışma alanlarında izleme faaliyetleri gerçekleştirmeleri, geliştirdikleri projeleri etki odaklı tasarlamaları, etki odaklı düşünmeleri ve izleme yapmaları, tüm bu izleme süreçlerini kendi ekosistemlerinde yaygınlaştırmaları ve bu şekilde AB katılım süreçlerinde aktif bir şekilde yer almaları hedeflenmektedir. Eğitim sonrasında biz de STEAM ve toplumsal cinsiyet alanlarında çalışan kurum, kuruluş, STÖ’leri Eğitmen: Rümeysa Çamdereli Sivil Toplum için AB Okuryazarlığı Eğitimi ile; Avrupa Birliği’ne ve Türkiye’nin Avrupa Birliği serüvenine ilişkin temel bilgileri öğrendiğimiz eğitim serilerinde; Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerinin neden önemli olduğunu, bu ilişkilerin bizleri kendi çalışma alanımızda nasıl ve ne şekilde etkilediğini, hibe başvurularında ve raporlamada dikkat edilecek teknik konular ve fon vericilerin dikkat ettikleri temel kurallar üzerinde durduk. Eğitmen: Selvi Eren Aynı zamanda hibe programlarına başvuru sürecinde ihtiyacımız olacak mantıksal çerçeveyi İZLEM’den aldığımız teknik destek kapsamında hazırladık. Mantıksal çerçevemizde başlıca indikatörler, hedefler, özel hedefler, beklenen sonuç, faaliyetler gibi başlıkları belirledik. Böylece projemizi daha açıklanabilir ve değerlendirilebilir hale getirmiş olduk. AB İzleme Ağı sürecinde mentorlerimizin yönlendirmesiyle Etkiniz ve TACSO’nun (Sivil Toplum Aracı-Sivil Toplum Kuruluşları için Teknik Destek) düzenlediği eğitimlere katıldık. Bu iki oluşumu ve katıldığımız eğitimleri de sizlere kısaca açıklamak istiyoruz. Etkiniz AB Programı, sivil toplum örgütlerine izleme ve bu alanda savunuculuk çalışmaları gerçekleştirmeleri için destekler sunan bir programdır. Etkiniz’de Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme ve Yerelde İnsan Hakları İzleme eğitimlerine katıldık. Bu eğitimler toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları arasındaki ilişkiye hakim olmak ve yerel düzeyde izleme, belgeleme, raporlama arasındaki ilişkiyi kavramak adına bizler için oldukça etkili iki eğitimdi. Avrupa Birliği TACSO 3 ise 6 Batı Balkan ülkesinde ve Türkiye’de sivil toplum örgütleri için teknik destek programları sunmaktadır. TACSO’da katıldığımız “Bilgi Aktivizmi, Veri Toplama ve Veri Yönetimi” eğitimi ile veri toplama ve yönetimi konusunda pratik bir bilgi kazanmış olduk. Siz de proje yönetimi, sosyal etki izleme, savunuculuk, sivil toplum için dijital araçlar gibi konularda bilgi sahibi olmak isterseniz bu siteye kayıt olup eğitimlerden ücretsiz faydalanabilirsiniz. Umarım sizler için de yol gösterici bir okuma olmuştur ve keyif almışsınızdır. Herhangi bir sorunuzda [email protected] mail adresinden bana ulaşabilirsiniz. Son olarak proje süresince ve sonrasında da bize katkılarını esirgemeyen; Büşra Karakuş, Cem Arslan, Rümeysa Çamdereli, Selvi Eren’e çok teşekkür ederiz. ❤

Scroll to Top